Esas no: 2011/583   27.4.2011


Yürütmeyi Durdurma İstemlidir


 


GAZİANTEP (   ) İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA


 


DAVACI                                  : Doç. Dr. Ahmet AKÇAY


                                                     (TC: 17206866668


                                                Adres: Budak Mah. A Fuat Cebesoy Bulv. E Yalçın Apt. No: 88 Kat: 2 Daire: 4, Şehitkamil, Gaziantep )


 


DAVALI                                  : Sağlık Bakanlığı  – Ankara


                                               Sosyal Güvenlik Kurumu


                                              Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü


                                              Gaziantep Sosyal Güvenlik Kurumu


                                                    


D. KONUSU                             : SGK anlaşmalı Özel Hatem Hastanesi’nde tam gün çalışmama rağmen 07.04.2011 tarihinden sonra Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) provizyonumun (SGK’da tanımlı hekim listesinden çıkarılarak) kaldırılması sonucu SGK’lı hastalara bakmamın engellenmesi işleminin iptali, uğramış olduğum maddi zarar olarak 7.4.2011 tarihinden sonra aylık 7500 TL maddi zararımın dava sonuçlanıncaya kadar yasal faiziyle hesaplanarak ve 20.000 TL de manevi tazminatın davalılardan alınarak tarafıma verilmesi talebidir.


T. TARİHİ            : 27.4.2011


 


AÇIKLAMALAR :


18.3.2011 tarihinde Özel Hatem Hastanesi’nde göreve başladım. Hastanede tam gün olarak çalışmaktayım. Tam gün Gaziantep Özel Hatem Hastanesi’nde çalıştığıma dair bilgi ektedir (Ek-1). Mesai saatleri dışında muayenehanemde hasta bakmaktayım. 25.3.2011 tarihinde Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğünden gelen yazıda “muayenehanesi olan hekimlerin Özel Hastanede çalışabilmesi için muayenehanelerini kapatmaları yada muayenehanelerine devam etmeleri halinde hastane çalışmalarına son verilmesi gerekmekte olduğu bildirilmiştir” (EK-2). Daha sonrasında tarafıma ve çalıştığım Özel Hatem Hastanesi’ne hiçbir bilgi verilmeden ve tarafımdan konuyla ilgili hiçbir cevap alınmadan 07.04.2011 tarihinden sonra muayenehanem olmasından dolayı SGK’lı hastalara bakmam Gaziantep SGK tarafından SGK’da tanımlı hekim listesinden ismim çıkarılarak SGK’lı hastalara bakabilmem engellenmiştir. Bu nedenle SGK’lı hastaların hizmet alması engellenerek hastalar mağdur edilmiş ve benim de hasta bakmam engellendiği için maddi ve manevi zararım ortaya çıkmıştır. SGK’lı hastalara bakamadığımdan dolayı maaşımı alamadığıma dair alınan yazı dilekçe ekinde sunulmuştur (Ek-3). SGK hekim listesinden tarafımdan ilgili yazıya cevap bile beklenmeden çıkarılmamın kanunlara uygun olmadığını düşünmekteyim.


Danıştay 5. Dairesi (Esas no: 2010/4406) ilgili kararında (Ek-4) “Anayasa Mahkemesi 21.1.2010 günlü, 5947 sayılı Üniversite ve Sağlık Personelinin Tam Gün Çalışmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un; “7. maddesiyle, değişik 12. maddesinin ikinci fıkrasındaki bentlerden yanlıca birinde sayılan kurumlarda çalışmaları ve serbest mesleklerini de yapabilmeleri konusundaki kısıtlayıcı düzenlemeyi iptal etmiştir. Böylece hekimlerin özel muayenehane açabilmelerinin yanı sıra kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarında aynı zamanda çalışabilmeleri olanaklı hale gelmiştir.” demiştir. 


Danıştay 5. Dairesi “Maddesinin üçüncü fıkrasında bulunan “ikinci fıkranın her bir bendi kapsamında olmak kaydıyla birden fazla sağlık kurum ve kuruluşunda çalışabilir” ibaresi ise, iptal kararından önce ikinci fıkrada yer olan kısıtlamaya göre, belirtilen kurum ve kuruluşlardan ancak aynı bentte yer alanlarda çalışabilmeleri mümkün olan hekimlerin bir bent içinde ve dolayısıyla aynı konumda kabul edilmiş birden fazla kurum ve kuruluşta da çalışabilmelerini amaçlamaktadır. Bu husus dikkate alındığında, bu hüküm iptal edilen ikinci fıkra ile aynı işlevi görmediği gibi; artık iptal kararı dikkate alınarak ve kararın ortaya çıkardığı duruma göre anlamlandırılması ve uygulanması zorunlu hale gelmiş bir hükümdür. “ demiştir.


Danıştay 5. Daire’nin verdiği kararda “Hekimlerin mesleklerini serbest olarak icra edebildikleri özel muayenehaneler sağlık kurum kuruluşu olmadığı için (c) bendi kapsamında sayılamayacağından, ikinci fıkranın iptalinden sonra özel muayenehane açarak serbest çalışma hakkına sahip bir hekimin, maddenin aldığı bu yeni şekle göre, aynı zamanda yalnızca (a), yalnızca (b) ya da yalnızca (c) bendindeki sağlık kurum ve kuruluşlarında birden fazlasında da mesleğini icra edebilmesinin olanak dahilinde bulunduğunu kabul etmek gerekmektedir” kararı verilmiştir.


Sonuç olarak SGK anlaşmalı Gaziantep Özel Hatem Hastanesi’nde tam gün çalışıp sonrasında muayenehanede çalışmamdan dolayı özel muayenehaneler Yüce Danıştay”ın verdiği kararda net olarak belirtildiği gibi  (c) bendi kapsamında sayılamamaktadır. Çünkü 1219 sayılı kanunun 12. maddesinin (c) bendi kapsamında; “Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan vakıf üniversiteleri, serbest meslek icrası” yer almakta olup Yüce Danıştay”ın verdiği kararla muayenehaneler ( c ) bendi kapsamında sayılmadığından ve  ( c )  bendinin son maddesi de serbest meslek icrası olduğundan benim serbest meslek icrası yaptığım sonucuna varılamaz.


 1219 sayılı kanunun 12 maddesinde “Mesleğini serbest olarak icra edenler hizmet bedeli hasta tarafından karşılanmak ve Sosyal Güvenlik Kurumundan talep edilmek kaydıyla, (b) bendi kapsamında sayılan sağlık kuruluşlarında da hastaların teşhis ve tedavisini yapabilir” denilmektedir.  Ancak serbest meslek icrası yapmadığımdan dolayı ( (b) bendi kapsamında olan SGK sözleşmeli özel hastanede tam zamanlı çalışmamdan dolayı) benim baktığım hastaların SGK’dan faydalanmasının engellenmesinin hukuki bir dayanağı bulunmamaktadır. SGK tanımlı hekim listesinden çıkarılmamın asıl nedeni muayenehanemin kapatılmasına yönelik zorlama olduğunu düşünmekteyim.


Ben mesleğimi serbest icra eden hekim kapsamında değil SGK ile anlaşmalı Özel Hastanede tam zamanlı çalışan hekim statüsündeyim. Bu nedenle Hastanede SGK provizyonunun engellenmesinin hukuki bir dayanağı yoktur. Engellenmesinin kanunlara aykırı olduğunu düşünmekteyim. Aksi taktirde kamuda ve üniversitelerde çalışan hekimlerden muayenehanesi olan hekimler de aynı kapsamda çalıştıkları hastanelerde hastaların SGK kurumundan faydalanmamaları gerekirdi. Ben (b) bendi kapsamında bulunan Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan özel sağlık kurum ve kuruluşu kapsamında olan Gaziantep Özel Hatem Hastanesi’nde çalışmaktayım. Bu nedenle de SGK’lı hastalara bakabilmemin (a) bendi kapsamında olan kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan hekimlerin SGK’lı hastalara bakabildiği gibi kanuni hakkım olduğunu düşünmekteyim. Danıştayın verdiği karara göre muayenesi olan hekim aynı zamanda yalnızca (a), yalnızca (b) ya da yalnızca (c) bendindeki sağlık kurum ve kuruluşlarında birden fazlasında da mesleğini icra edebilmesinin olanak dahilinde bulunduğunu kabul etmek gerekmektedir” kararı verilmiştir. SGK anlaşmalı bir hastanede SGK’dan faydalanmadan çalışmak SGK anlaşmalı hastanede çalışmak anlamına gelmemektedir. Tam aksine SGK anlaşması olmayan (c) bendi kapsamındaki “Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan vakıf üniversiteleri, serbest meslek icrası” kurumlarında çalışmak anlamına gelmektedir. Ancak ben (b) bendi kapsamında kurumda çalışmaktayım ve SGK’lı hastalara bakabilmem gerektiğini düşünmekteyim.


Sağlık Bakanlığı Danıştay 5. Dairenin kararını Sağlık Müdürlüklerini bilinçli olarak tebliğ etmeyi geciktirmektedir. Bu nedenle tarafımca Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü ve Gaziantep Sosyal Güvenlik Kurumu’na 24.4.2011 tarihinde ekte Danıştay kararıyla yapılan işlemin kanuni dayanağı olmadığı ve mağdur olduğum dilekçelerle bildirilmiştir (Ek-5,6). Anayasamızın 138. maddesi; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez” hükmünü; 2577 sayılı İdari yargılama Usulü Kanunu’nun 28.inci maddesi de; “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur.” hükmünü amirdir.


Anayasa Mahkemesi’nin 21.1.2010 tarihli gerekçeli kararında  “Ayrıca bazı dallarda uzman olan hekimlerin sayıca az olması ve kamunun yanında özel sağlık kuruluşlarının da bu dallarda uzman hekimlere ihtiyaç duyması, bu hekimlerin mesleğini mesai saatleriyle sınırlı olmaksızın yaygın bir şekilde icra etmelerini gerekli kılabilir. Hekimlerin insan sağlığının gelişmesi ve yaşam haklarının korunması ile doğrudan ilgili olan bu konumları dikkate alınmaksızın çalışma koşullarının kuralda belirtildiği şekilde sınırlandırılması bireylerin yaşam hakkını zedeleyici nitelik taşımaktadır.” Demiştir. Nitekim Çocuk Sağlığı Hastalıkları Doçenti olmam yanında Türkiye’de sayıca çok az olan Çocuk Alerjisi Yan Dalı’na da sahip olmamdan dolayı mesleğimi mesai saatleriyle sınırlı kalarak icra etmem yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda hukuka aykırıdır.


Çocuk Alerji gibi son derece nadir olan ve yetişmesi için yıllar gereken ve Gaziantep İlindeki özel hastanelerde bulunmayan bir branştan hastaların faydalanmasının kanun ve mevzuata aykırı olarak engellenmesinin baktığım hastalar yönünden ileride de giderilmesi çok güç zararlar verecek ve beklide davalı kurumlar bu hukuka aykırı işlemlerinden dolayı büyük tazminat davaları ile karşı karşıya kalacak ve kamu maliyesi büyük zararlara uğrayacaktır.


Söz konusu uygulama Sağlık Bakanlığı’nın muayenehaneleri her ne olursa olsun kapatmaya kararlı olması, iptal edilen her yönetmelikten sonra hukuka aykırı olarak benzer yönetmelik çıkarması, özel muayenehanelerin kapatılmasını ve açılmasının engellenmesini sağlamaya yöneliktir. Bu dava tarihi itibariyle son 6 ayda muayenehane açmak için yapılan başvuru sayısı ve kaçına ruhsat verildiği Sağlık Bakanlığı’na sorulmasıyla olayın ne kadar kötü niyetli olduğu alınan cevaptan anlaşılabilir. Çünkü daha önceden Sağlık Müdürlüğünce verilen ruhsatlar bilinçli olarak Sağlık Bakanlığı bakanlık bünyesine alıp MUEYANEHANLERİN AÇILMASINA İZİN VERMEM AÇILANLARI DA MUTLAKA KAPATACAĞIM mantığıyla hareket etmektedir. Ancak idare hukukunun temel ilkelerinden birisi hiçbir kamu görevlisi kanundan almadığı bir yetkiyi kullanamaz Olayımızda Sağlık Bakanlığı kanunda almadığı bir yetkiyi kullanarak, tamamen yasal olan mesai saatinden sonra özel muayenehanemde hasta bakmamı engellemekte beni maddi manevi büyük sıkıntılara düşürmektedir.


Benim Çocuk Alerji Uzmanı olabilmem için harcadığım emek lise eğitimim hariç 6 yıl tıp fakültesi, 5 yıl çocuk sağlığı ve Hastalıkları ihtisası, 3 yıl çocuk alerji ihtisası ve 2 yıl zorunlu hizmet olmak üzere 16 yıldır. Bu derece masraf ve emekle elde edilen 16 yıllık meslek birikimim yasal olmayan yollarla engellenmeye çalışılmaktadır. Türkiye’de çocuk alerji uzmanı sayısı 100 civarındadır. Bu hukuki dayanağı olmayan idari işlemle Sağlık Bakanlığı tamamen siyasi nedenlerle hekimler üzerinden partisine oy kazandırmaya çalışmaktadır. İdarenin eylem ve işlemleri yargı denetimine tabidir ana ilkesi karşısında böyle bir hukuksuzluğu da idari yargının dur diyeceğinden şüphem bulunmamaktadır. Davalı Sağlık Bakanlığı tamamen keyfi olarak yönetmelik üzerine yönetmelik çıkartarak benim gibi birçok hekimin de psikolojisini bozmaya çalışmaktadır.


Özel Hatem Hastanesi’nde hukuka aykırı olarak SGK tanımlı hekim listesinden çıkarılmasından (provizyon verilmesi engellenerek) dolayı SGK’lı hastalara bakamadığımdan aylık 7500 Tl maddi zararım mevcuttur. Maddi zararımın davalı kurumlar tarafından karşılanması ve bu hukuka aykırı işlem nedeniyle uğramış olduğum manevi çöküntü nedeniyle 20.000 TL manevi tazminat talep ediyorum.


HUKUKİ NEDENLER     : Anayasa, 1219 Sayılı Yasa, Danıştay 5. Dairenin verdiği karar ve diğer ilgili mevzuat.


DELİLLER                            : Ekte sunulan belgeler (Ek1-6) ve her türlü hukuksal deliller.


İSTEM SONUCU                 : Yukarıda açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle ;


       1-İşlem açıkça hukuka aykırı olduğundan ve gecikmesi halinde tarifi imkansız maddi ve manevi zararlar getireceğinden öncelikle yürütmenin durdurulmasına,        


                  2-07.04.2011 tarihinden sonra Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tanımlı hekim listesinden çıkarılması sonucu SGK’lı hastalara bakmamın engellenmesi işleminin iptali,                    


3- 7.4.2011 tarihinden sonra aylık 7500 TL maddi zararımın dava sonuçlanıncaya kadar yasal faiziyle birlikte hesaplanarak davalılardan alınarak tarafıma verilmesini,


                   4- Davalı kurumun hukuka aykırı bu tür işlemleri mesleki itibarımı kaybetmeme neden olduğundan ve bunun üzerimde bıraktığı manevi çöküntü nedeniyle 20.000 TL manevi tazminatın davalı kurumdan alınarak tarafıma verilmesine,


                    5. Yargılama masraflarının davalı kuruma yüklenmesine karar verilmesini saygı ile arz ve talep ederim.  27.04.2011


                                                                                                                                                      Davacı


                                                                                                                                          Ahmet AKÇAY



 


EKLER


Ek-1: Gaziantep Özel Hatem Hastanesi’nde çalıştığıma dair belge


Ek-2: Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü’nün Hekimlerin Tam Gün çalışması Hakkındaki yazısı


Ek-3: SGK’lı hastalara bakamadığımdan dolayı maaşımı alamadığıma dair belge


Ek-4: Danıştay 5. Daire’nin esas No: 2010/4406 ile verdiği karar


Ek-5: Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü’ne 25.4.2011 tarihinde ekte EK3 ve EK-4’deki belgeler eklenerek yapılan işlemin kanuni dayanağı olmadığını bildiren dilekçe


Ek-6: Gaziantep Sosyal Güvenlik Kurumu’na 25.4.2011 tarihinde ekte EK3 ve EK-4’deki belgeler eklenerek yapılan işlemin kanuni dayanağı olmadığını bildiren dilekçe


 

 3388