Eğer yaşamınız boyunca boğmacalı bir çocuk gördüyseniz, bunu asla unutamazsınız. Çocuk; akciğerlerindeki havayı boşaltıncaya kadar tekrar tekrar, şiddetle ve hızla öksürür, daha sonra da adeta ötercesine bir ses çıkararak soluk alır. Bunun ardından tekrar öksürük başlar. Bu şiddetli öksürük nöbetleri haftalarca devam edebilir ve her öksürük nöbetinden sonra hasta, oksijensiz kalmaktan ötürü morarabilir veya kusabilir.

Boğmacalı bir çocuğun yemesi, içmesi, hatta soluk alıp vermesi zordur. Boğmaca, bulaşıcı ve günümüzde de sıkça karşımıza çıkan bir hastalıktır. Hastalığa neden olan bakteri ağızda, burunda ve boğazda yaşar, temasla, öksürükle ve hapşırmayla yayılır. Bakterinin bulaşmasından 7-10 gün sonra ortaya çıkan belirtiler, ilk başta hapşırmayla burun akmasıyla, ateşle ve hafif öksürükle birlikte soğuk algınlığına benzer ama aradan 1-2 hafta geçince, şiddetli öksürük nöbetleri başlar. Boğmaca en şiddetli olarak, 1 yaşından küçük bebeklerde görülür. Bu bebeklerin yarıdan fazlasının hastaneye yatırılarak tedavi edilmesi gerekir.

Boğmacalı her 10 çocuktan birinde zatürre, her 50 çocuktan birinde ise nöbetler gelişir. Boğmacaya yakalanan her 250 kişiden birinin beyni bu hastalıktan etkilenir. 1940’lı yıllardan günümüze yaygın olarak kullanılan boğmaca aşıları, 10 yaşına varıncaya kadar çocukları bu hastalıktan korur. Eğer boğmaca aşısı olmasaydı, günümüzde boğmaca vakaları yüzde 98 oranında azalmayacaktı.

 2560