Disleksinin Farkında Mıyız?

Disleksi nedir? Kimimiz biliyoruzdur ne olduğunu, duymuşuzdur disleksi kelimesini ama anlamını bilmeyiz, kimimiz duymamışızdır. 1-7 Kasım Disleksi Farkındalık Haftasında disleksinin farkındalığını arttırmak için bu yazıyı yazmayı tercih ettik.

Disleksi nedir?

Disleksi nörolojik kökenlidir, yani doğuştan gelir. Disleksi olan bireyin beyninin sol yarım küresindeki dil kullanımıyla ilgili bölümlerde farklılık vardır. Bu farklılık bireyin okuma, yazma ve telafuz etme yeteneklerinde güçlük çekmesine neden olur. Dislektik kişiler bilgiyi bizlerden farklı şekilde işlerler.

Disleksi kelimesi size yabancı gelebilir ancak dislektik olan insanları tanıyorsunuz. En bilinen örnekleri; Albert Einstein, Leonardo da Vinci, Mozart ve daha niceleri… Disleksi en sık rastlanan öğrenme bozukluklarından biridir.  Çocukların büyük kısmı ilkokula başladıktan kısa süre sonra okuma yazmayı öğrenirler. Ancak %10’luk bir kısım okuma yazmayı öğrenmede zorluk çeker. Tıpkı yukarıda saydığımız örnekler gibi. Alber Einstein’in okul hayatında çok başarısız olduğu sürekli dillendirilen bir konudur.  Bu demek değildir ki her okuma yazmada güçlük çeken çocuk dislektiktir. Disleksi teşhisi konulan çocuğa karşı gerekli önlem alınmalıdır. Aksi takdirde çocuğun eğitim hayatı olumsuz şekilde etkilenir, okulu sevmez ve okula gitmek onun için kabus haline gelir. Bunu değiştirmek bizim elimizdedir.

Çocuğumuzda disleksi olduğunu nasıl anlarız?

Disleksinin en belirgin özelliği kelimelerin, harflerin, rakamların tersten algılanmasıdır. Disleksi doğuştan gelen bir öğrenme bozukluğu olmasına rağmen disleksiyi ele veren şey kelimelerdir. Dislektik çocuklar yaşıtlarına kıyasla daha geç okur ve yazarlar. Kelimeleri doğru telafuz edememeleri, kelime kapasitelerinin düşük olması bize disleksi hakkında ipucu verir.

-Yazılı kelimeleri öğrenme ve hatırlamada zorluk çekerler.

-3’ü E olarak algılarlar, b ve d harflerini, 6 ve 9 rakamlarını karıştırırlar

-‘ne’yi ‘en’ diye, 12’yi 21 diye algılarlar.

-Bir yazı okurken kelime atlarlar.

-Sıklıkla yazım hatası yaparlar, kelimelerin harflerin yerlerini karıştırırlar.

Aptal olarak etiketleniyorlar ama aslında….

Dislektik bireylerin okuma yazmada, dil gelişiminde problem yaşamaları, öyle algılansa da zekalarında gerilik olduğu anlamına gelmez. Aksine normal veya normal üstü zekaya sahiptirler. Dislektik bireylerin eğitim hayatlarının daha başında üstlerine yapışan haylaz, dikkatsiz, zeki ama…, aptal  gibi etiketler onların tüm hayatlarını etkiliyor. Herkesin yapabildiğini yapamamak özgüvenlerini sarsıyor. Eksik veya yanlış okuduğu zaman arkadaşları tarafından alay ediliyor. Ve birey yapabileceklerini bile yapamayacağını düşünüyor. Tüm bu duyguları yaşayan, bildiğimiz, tanıdığımız kişiler; dış etkenlere rağmen hayal güçlerini kullanmışlar ve başaranın peşini bırakmamışlar. Einstein, Thomas Edison, Düşünen Adam heykelinin sahibi ünlü heykeltraş Rodin, Alexander Graham Bell, Winston Churchill, Walt Disney, Agatha Christie, Henry Ford, Richard Branson bunlardan bazıları.

Dislektik çocukları dahi yapan özelliklere değinecek olursak ; daha meraklıdırlarçok boyutlu düşünürlerdüşündüklerini hayal güçlerinde canlandırabilirler. Dislektik bireyi başarısızlığa inandırmamalıyız. Başarılı oldukları alanlara yönlendirmeli ve özgüvenlerini kaybetmelerini engellemeliyiz. Empati kurmalı, ne hissettiklerini, nasıl gördüklerini anlamaya çalışmalıyız.

Dislektik çocuğunuz varsa, zorlandığınız durumlarda profesyonel yardım almalı, çocuğunuzu anlamaya çalışmalı, sevginizi ve desteğinizi ondan esirgememelisiniz. Başarılı olacağına inanmalı ve inandırmalısınız. Öğrenmesini destekleyecek farklı yöntemler denemelisiniz. Öğrenme tek bir yol ile gerçekleşmez.

Disleksiyi ve dislektik bireyi daha iyi anlamak için ‘Taare Zamaane Par (Her Çocuk Özeldir)’ filmini izleyebilirsiniz.

‘Öğretmenim sersemin teki olduğumu söylüyor, babam da aptal olduğumu düşünüyordu. Bense artık budalanın teki olduğuma karar vermiştim.’

Thomas Edison /Bilim adamı

‘Öğretmenlerim aklımın yavaş çalıştığını, asosyal olduğumu ve ölene kadar aptal rüyalarımın peşinde sersemce savrulacağımı söylüyorlardı.’

Albert Einstein /Bilim adamı

Farklı kaynaklardan alıntı yapılmıştır.