Mother & Baby Dergisi

1.12.2013

Günümüzün en önemli sorunlarından birisi alerjik hastalıklardır. Alerjik hastalıkların çocuklarda görülme sıklığı her geçen gün arttığı görülmektedir. İstanbul’da 20 bin çocuk üzerine yapılan çalışmada her 6-7 çocuktan birinde astım olduğu, her 10 çocuktan birinde alerjik nezle ve her 20 çocuktan birinde egzama görüldüğü bildirilmektedir. Alerjik hastalıklardaki bu artış sadece Türkiye’de değil neredeyse bütün dünyada her yıl artmaktadır.

Alerjik bünyeye sahip olanların en büyük problemlerinden biri kokulara karşı hassasiyetleridir. Bu sebeple, alınabilecek belli başlı önlemler vardır. Bunlar; sigara içilmemesi, sigara içilen ortamda bulunulmaması, ağır kokulu parfümler kullanılmaması ve çamaşırların parfümsüz deterjanlarla yıkanmasıdır.

Alerji nedir? Bir çocuğun alerjik bir bünyeye sahip olduğu kaç yaşında ve nasıl anlaşılır?

Çevremizde bulunan ve vücudumuzda alerjik yanıt oluşturan maddelere “alerjen” denir. Alerji vücudumuzun bağışıklık sisteminin alerjenlere karşı, aşırı şekilde ve anormal bir yanıt, tepki vermesi olarak tanımlanabilir.

Çocuğun alerjik bünyeye sahip olduğu aslında doğduğunda bile bellidir. Çünkü anne veya babada alerjik hastalık varsa bebekte alerjik hastalık olma ihtimali %30 ile 50 iken hem anne hem de babada alerjik hastalık varsa bu oran %80’lere çıkmaktadır. Ayrıca 2-3 aylıkken yüzde egzama şeklinde kızarıklık olması ilerde astım ve alerjik nezle olacağının bir habercisidir. Anne veya babasında veya akrabalarında alerjik hastalık olan bir çocukta sık sık öksürük, peş peşe hapşırma, sık nezle ve burun tıkanması gibi belirtiler görülmeye başlamışsa astım ve alerjik nezle yönünden araştırılması gereken durum ortaya çıkmış olur. Çocuklarda alerjik hastalıkların kesin teşhisi çocuk alerji uzmanları tarafından çocuğun değerlendirilmesi ve ciltten alerji testlerinin yapılmasıyla anlaşılır. Bu test de 1-2 aylıktan itibaren yapılabilmektedir.

Çocuklarda en sık görülen alerjik rahatsızlıklar nelerdir? 
Çocuklarda görülen başlıca alerjik hastalıklar astım, alerjik nezle, hışıltılı çocuk (Wheezing İnfant), egzama (Atopik Dermatit), ürtiker (Kurdeşen), kontakt dermatit, göz alerjisi, gıda, alerjisi, ilaç alerjileri, böcek alerjileri, mesleki alerjiler, anaflaksi (Alerjik şok), heriditer anjioödemdir.

Alerji en çok hangi aylarda tetiklenir? 
Çocuğun ev tozu mitelarına alerjisi varsa ev içinde kaldığı kış aylarında en çok tetiklenirken polen alerjisi olanlar bahar aylarında daha çok tetiklenir. Ancak ister polen alerjisi olsun ister ev tozu mite alerjisi olsun gribal enfeksiyonlar astım ve alerjik nezleyi tetikler. Bu nedenle kış aylarında alerjik hastalıkların belirtileri sık sık karşımıza çıkabilir. Egzama ise yaz aylarında daha çok tetiklenir. Çünkü yaz aylarında fazla terleme nedeniyle derinin su kaybı daha çok olur ve derinin kurumasına neden olarak egzamayı tetikler.

Alerjik bir bünyeye sahip olan çocuğun -besin alerjisi dışındaki rahatsızlıklar için- özel bir diyet uygulaması gerekir mi?
Batı tipi beslenmeden uzak durulmalıdır. Yani katkı madde yönünden zengin özellikle fast food beslenmeden sakınılması gerekir. Bu tür beslenme alerjik hastalıkları tetikler. Daha çok meyve ve sebze içerikli beslenme modeli benimsenmelidir.

Alerjisi olan çocuklar için nasıl bir ortam yaratılmalı?
Özellikle astımlı, alerjik nezleli çocuklar ve yetişkinler kokulara çok hassastır. En hafif kokuyu dahi alırlar. Bunun da nedeni bronşlarda ve burunda gelişen aşırı hassasiyettir. Keskin kokular astımlı çocukların kötüleşmesine ve krize girmesine neden olabilir. Bu nedenle astımlı çocukların ve yetişkinlerin keskin kokulu parfüm kullanmaması önemlidir. Çamaşırların güzel kokması tüm annelerin en büyük istekleridir. Ancak parfümlü deterjanlar çamaşırların güzel kokmasına neden olurken astımlı çocukların astım belirtilerini ortaya çıkmasına neden olabilir. Hatta astım krizine neden olabilir. Bunun nedeni astımlı çocukların bronşlarındaki aşırı hassasiyettir. Parfüm kokularının hangi çocuğu tetikleyip hangisini tetiklemeyeceğini bilmek çok zordur. Bu nedenle astımlı çocuğun olduğu evlerde çamaşırların parfümsüz deterjanlarla yıkanması önem arz etmektedir.

Sigara dumanı bronşlarda zararlı olmaktadır. Bu nedenle akciğerlerin hassaslaşmasına ve bronşlardaki koruyucu tabakanın zedelenmesine neden olur. Bu zedelenme sonucunda alerjenlerin vücuda kolay geçmesine neden olmaktadır. Ayrıca astım için kullanılan ilaçların da etkisiz olmasına neden olmaktadır. Sigara içenlerin üzerine sinen kokular da aynı etkiyi yapmaktadır. Astımlıların zaten akciğerleri alerjenlerin bronşlarda yaptığı zarar sonucu çok hassastır. Sigara da hem kendisi bronşların daha da hassaslaşmasına neden olmakta hem de bir tetikleyici faktör gibi görev yaparak bronşların daralmasına ve astım belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu nedenle evde sigara içilmemeli, mutlaka içilecekse akşam eve gelince kıyafetlerin değiştirilmesi, duş alınması ve dişlerin fırçalanmasıyla sigara dumanından vücudun temizlenilmesi gerekir. Evde içilecekse de balkonda bir önlükle içilmesi ve sigara sonrası önlüğün balkonda bırakılması ve yüzün yıkanıp dişlerin fırçalanması şeklinde sigaranın kokusundan vücut arındırılmalıdır.

Çevresel faktörlerin özellikle astım rahatsızlığı yaşayan çocukları etkilediği gerçeği, ailelere büyük sorumluluklar yüklemektedir. Çocuklarının yanında sigara içmemeleri, ev temizliği konusunda daha dikkatli olmaları, çocuklarının çamaşır temizliğinde parfümsüz ürün kullanmaları ailelerin başlıca dikkat etmesi gereken unsurlardır.
Son yıllarda astım ve alerji gibi rahatsızlıklar bebeklerde ve çocuklarda eskiye göre çok daha fazla. Bunun nedeni ne olabilir?
Günümüzün en önemli sorunlarından biridir alerjik hastalıklar ve son dönemlerde yapılan araştırmalarda, alerjik hastalıkların çocuklarda görülme sıklığının her geçen gün daha da artmakta olduğu tespit edilmiştir. Yine yapılan çalışmalarda her 6-7 çocuktan birinde astım olduğu, her 10 çocuktan birinde alerjik nezle ve her 20 çocuktan birinde cilt hassasiyetine dayalı egzama görüldüğü bildirilmektedir. Bariz bir biçimde alerjik rahatsızlıklar yaşayanların yanı sıra özellikle hassas bünyeye sahip olanlar dikkatli yaşamak durumundadır.
Çevresel faktörlere dayalı alerjik rahatsızlıklar tüm dünyada artış göstermektedir. Özellikle metropol şehirlerin hareketliliğinden kaynaklanan çevre kirliliği, sigara ve egzoz dumanları gibi faktörler, hem alerjik rahatsızlıkların daha da artmasına neden olmakta hem de alerji problemi yaşayanlar için büyük sorunlar teşkil etmektedir. Hijyene aşırı önem vermek ve sık antibiyotik kullanmak çocukların bağışıklık sisteminin gelişmesini engellemekte bu da alerjik hastalıkların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Fast-food tipi beslenme, sebze ve meyveden fakir beslenme de alerjik hastalıkların ortaya çıkmasına katkıda bulunan faktördür. Obezitenin sıklığı da son yıllarda sıklıkla karşımıza çıkan önemli bir sorundur. Yağ hücrelerinin astıma neden olan maddeler salgılaması ve bronşları daraltması da astıma neden olan bir faktördür.
Özellikle astım ve alerjiyi tetikleyen faktörlerin bilinmesinde büyük fayda vardır. Çocukların akciğerleri önemli derecede hassas olduğu için, astım belirtileri çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir. Birçok kişi polen, gıda, sigara dumanı, hava kirliliği, evde kullanılan hijyen ürünleri gibi belli sebeplerden ötürü alerjik sorunlar yaşamakta ve gündelik hayatın getirileri de bu rahatsızlıkların artmasına neden olmaktadır.

Bir bebeğin alerjik bir bünyeye sahip olmaması için hamilelik süresince anne adayının özen göstermesi gereken durumlar var mıdır?
Yapılan çalışmalarda hamilelikte sigara içilmemesi alerjik hastalığın ortaya çıkmamasını sağlayan en önemli önlemdir. Evcil hayvan beslenilmesi düşünülüyorsa da hamileyken eve alınması faydalı olur. Doğumdan sonra eve evcil hayvan getirilmesi özellikle ailesinde alerjik hastalığı olanlar için daha fazla risk getirmektedir. Bunun dışında yapılan hiçbir önlemin faydası olmayacaktır.

Günümüzün en önemli sorunlarından birisi alerjik hastalıklardır. Alerjik hastalıkların çocuklarda görülme sıklığı her geçen gün arttığı görülmektedir. İstanbul’da 20 bin çocuk üzerine yapılan çalışmada her 6-7 çocuktan birinde astım olduğu, her 10 çocuktan birinde alerjik nezle ve her 20 çocuktan birinde egzama görüldüğü bildirilmektedir. Alerjik hastalıklardaki bu artış sadece Türkiye’de değil neredeyse bütün dünyada her yıl artmaktadır.

Alerjik bünyeye sahip olanların en büyük problemlerinden biri kokulara karşı hassasiyetleridir. Bu sebeple, alınabilecek belli başlı önlemler vardır. Bunlar; sigara içilmemesi, sigara içilen ortamda bulunulmaması, ağır kokulu parfümler kullanılmaması ve çamaşırların parfümsüz deterjanlarla yıkanmasıdır.

Alerji nedir? Bir çocuğun alerjik bir bünyeye sahip olduğu kaç yaşında ve nasıl anlaşılır?

Çevremizde bulunan ve vücudumuzda alerjik yanıt oluşturan maddelere “alerjen” denir. Alerji vücudumuzun bağışıklık sisteminin alerjenlere karşı, aşırı şekilde ve anormal bir yanıt, tepki vermesi olarak tanımlanabilir.

Çocuğun alerjik bünyeye sahip olduğu aslında doğduğunda bile bellidir. Çünkü anne veya babada alerjik hastalık varsa bebekte alerjik hastalık olma ihtimali %30 ile 50 iken hem anne hem de babada alerjik hastalık varsa bu oran %80’lere çıkmaktadır. Ayrıca 2-3 aylıkken yüzde egzama şeklinde kızarıklık olması ilerde astım ve alerjik nezle olacağının bir habercisidir. Anne veya babasında veya akrabalarında alerjik hastalık olan bir çocukta sık sık öksürük, peş peşe hapşırma, sık nezle ve burun tıkanması gibi belirtiler görülmeye başlamışsa astım ve alerjik nezle yönünden araştırılması gereken durum ortaya çıkmış olur. Çocuklarda alerjik hastalıkların kesin teşhisi çocuk alerji uzmanları tarafından çocuğun değerlendirilmesi ve ciltten alerji testlerinin yapılmasıyla anlaşılır. Bu test de 1-2 aylıktan itibaren yapılabilmektedir.

Çocuklarda en sık görülen alerjik rahatsızlıklar nelerdir? 
Çocuklarda görülen başlıca alerjik hastalıklar astım, alerjik nezle, hışıltılı çocuk (Wheezing İnfant), egzama (Atopik Dermatit), ürtiker (Kurdeşen), kontakt dermatit, göz alerjisi, gıda, alerjisi, ilaç alerjileri, böcek alerjileri, mesleki alerjiler, anaflaksi (Alerjik şok), heriditer anjioödemdir.

Alerji en çok hangi aylarda tetiklenir? 
Çocuğun ev tozu mitelarına alerjisi varsa ev içinde kaldığı kış aylarında en çok tetiklenirken polen alerjisi olanlar bahar aylarında daha çok tetiklenir. Ancak ister polen alerjisi olsun ister ev tozu mite alerjisi olsun gribal enfeksiyonlar astım ve alerjik nezleyi tetikler. Bu nedenle kış aylarında alerjik hastalıkların belirtileri sık sık karşımıza çıkabilir. Egzama ise yaz aylarında daha çok tetiklenir. Çünkü yaz aylarında fazla terleme nedeniyle derinin su kaybı daha çok olur ve derinin kurumasına neden olarak egzamayı tetikler.

Alerjik bir bünyeye sahip olan çocuğun -besin alerjisi dışındaki rahatsızlıklar için- özel bir diyet uygulaması gerekir mi?
Batı tipi beslenmeden uzak durulmalıdır. Yani katkı madde yönünden zengin özellikle fast food beslenmeden sakınılması gerekir. Bu tür beslenme alerjik hastalıkları tetikler. Daha çok meyve ve sebze içerikli beslenme modeli benimsenmelidir.

Alerjisi olan çocuklar için nasıl bir ortam yaratılmalı?
Özellikle astımlı, alerjik nezleli çocuklar ve yetişkinler kokulara çok hassastır. En hafif kokuyu dahi alırlar. Bunun da nedeni bronşlarda ve burunda gelişen aşırı hassasiyettir. Keskin kokular astımlı çocukların kötüleşmesine ve krize girmesine neden olabilir. Bu nedenle astımlı çocukların ve yetişkinlerin keskin kokulu parfüm kullanmaması önemlidir. Çamaşırların güzel kokması tüm annelerin en büyük istekleridir. Ancak parfümlü deterjanlar çamaşırların güzel kokmasına neden olurken astımlı çocukların astım belirtilerini ortaya çıkmasına neden olabilir. Hatta astım krizine neden olabilir. Bunun nedeni astımlı çocukların bronşlarındaki aşırı hassasiyettir. Parfüm kokularının hangi çocuğu tetikleyip hangisini tetiklemeyeceğini bilmek çok zordur. Bu nedenle astımlı çocuğun olduğu evlerde çamaşırların parfümsüz deterjanlarla yıkanması önem arz etmektedir.

Sigara dumanı bronşlarda zararlı olmaktadır. Bu nedenle akciğerlerin hassaslaşmasına ve bronşlardaki koruyucu tabakanın zedelenmesine neden olur. Bu zedelenme sonucunda alerjenlerin vücuda kolay geçmesine neden olmaktadır. Ayrıca astım için kullanılan ilaçların da etkisiz olmasına neden olmaktadır. Sigara içenlerin üzerine sinen kokular da aynı etkiyi yapmaktadır. Astımlıların zaten akciğerleri alerjenlerin bronşlarda yaptığı zarar sonucu çok hassastır. Sigara da hem kendisi bronşların daha da hassaslaşmasına neden olmakta hem de bir tetikleyici faktör gibi görev yaparak bronşların daralmasına ve astım belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu nedenle evde sigara içilmemeli, mutlaka içilecekse akşam eve gelince kıyafetlerin değiştirilmesi, duş alınması ve dişlerin fırçalanmasıyla sigara dumanından vücudun temizlenilmesi gerekir. Evde içilecekse de balkonda bir önlükle içilmesi ve sigara sonrası önlüğün balkonda bırakılması ve yüzün yıkanıp dişlerin fırçalanması şeklinde sigaranın kokusundan vücut arındırılmalıdır.

Çevresel faktörlerin özellikle astım rahatsızlığı yaşayan çocukları etkilediği gerçeği, ailelere büyük sorumluluklar yüklemektedir. Çocuklarının yanında sigara içmemeleri, ev temizliği konusunda daha dikkatli olmaları, çocuklarının çamaşır temizliğinde parfümsüz ürün kullanmaları ailelerin başlıca dikkat etmesi gereken unsurlardır.
Son yıllarda astım ve alerji gibi rahatsızlıklar bebeklerde ve çocuklarda eskiye göre çok daha fazla. Bunun nedeni ne olabilir?
Günümüzün en önemli sorunlarından biridir alerjik hastalıklar ve son dönemlerde yapılan araştırmalarda, alerjik hastalıkların çocuklarda görülme sıklığının her geçen gün daha da artmakta olduğu tespit edilmiştir. Yine yapılan çalışmalarda her 6-7 çocuktan birinde astım olduğu, her 10 çocuktan birinde alerjik nezle ve her 20 çocuktan birinde cilt hassasiyetine dayalı egzama görüldüğü bildirilmektedir. Bariz bir biçimde alerjik rahatsızlıklar yaşayanların yanı sıra özellikle hassas bünyeye sahip olanlar dikkatli yaşamak durumundadır.
Çevresel faktörlere dayalı alerjik rahatsızlıklar tüm dünyada artış göstermektedir. Özellikle metropol şehirlerin hareketliliğinden kaynaklanan çevre kirliliği, sigara ve egzoz dumanları gibi faktörler, hem alerjik rahatsızlıkların daha da artmasına neden olmakta hem de alerji problemi yaşayanlar için büyük sorunlar teşkil etmektedir. Hijyene aşırı önem vermek ve sık antibiyotik kullanmak çocukların bağışıklık sisteminin gelişmesini engellemekte bu da alerjik hastalıkların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Fast-food tipi beslenme, sebze ve meyveden fakir beslenme de alerjik hastalıkların ortaya çıkmasına katkıda bulunan faktördür. Obezitenin sıklığı da son yıllarda sıklıkla karşımıza çıkan önemli bir sorundur. Yağ hücrelerinin astıma neden olan maddeler salgılaması ve bronşları daraltması da astıma neden olan bir faktördür.
Özellikle astım ve alerjiyi tetikleyen faktörlerin bilinmesinde büyük fayda vardır. Çocukların akciğerleri önemli derecede hassas olduğu için, astım belirtileri çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir. Birçok kişi polen, gıda, sigara dumanı, hava kirliliği, evde kullanılan hijyen ürünleri gibi belli sebeplerden ötürü alerjik sorunlar yaşamakta ve gündelik hayatın getirileri de bu rahatsızlıkların artmasına neden olmaktadır.

Bir bebeğin alerjik bir bünyeye sahip olmaması için hamilelik süresince anne adayının özen göstermesi gereken durumlar var mıdır?
Yapılan çalışmalarda hamilelikte sigara içilmemesi alerjik hastalığın ortaya çıkmamasını sağlayan en önemli önlemdir. Evcil hayvan beslenilmesi düşünülüyorsa da hamileyken eve alınması faydalı olur. Doğumdan sonra eve evcil hayvan getirilmesi özellikle ailesinde alerjik hastalığı olanlar için daha fazla risk getirmektedir. Bunun dışında yapılan hiçbir önlemin faydası olmayacaktır.